Mustafa Sarıgül Özel RöportajTürkiye Değişim Hareketi'nin lideri, Mustafa Sarıgül, Haberalemi'in sorularını yanıtladı.![]() Mustafa Sarıgül Şişli'deki hizmet anlayışımızı Türkiye'ye taşımak istiyoruz. Sorun yaratan, gerilim yaratan, bölen değil, bütünleştiren bir anlayışı siyasete taşımak istiyoruz.Türkiye'de siyasetin gündemi ile halkın gündemi farklı. Kimse demokrasiyi ağzından düşürmüyor ama halkın karnı açsa, ilk önce demokrasi tehlikede demektir. İşte o zaman oylar alınır satılır hale gelir.Aç ve yoksul bırakılmış bir halktan demokratik davranış beklemek hayal olur. İşte Türkiye Değişim Hareketi Türkiye'de gündem dışına kaymış olan siyaseti olması gereken yere taşımaya çalışan bir harekettir. Türkiye gündemini esas yerine oturtma çabası içindedir. -TDH'nin diğerlerinden farkı nedir,daha çok ne ile ön plana çıkıyorsunuz? Türkiye Değişim Hareketi, emekten yana, barıştan yana, özgürlükten yana, varlıktan yana, bereketten yana bir harekettir. Türkiye Değişim Hareketi, hukuktan ve medeniyetten yanadır. Türkiye Değişim Hareketi, sevgiyi ve bilgiyi halkımızla paylaşacaktır. Herkese eşit hakları her zaman savunacağız. Her zaman demokrat olacağız ve en huzurlu partiyi kuracağız. Bizim asla ötekimiz olmayacak. Doğulu da bizim, batılı da bizim… Cami de bizim, cemevi de bizim, kilise de bizim, sinagog da bizim. Hepsinden önemlisi başı açık olan da bizim, başı kapalı da bizim.Bizim hareketimizde, dil farkı, din farkı, ırk farkı, kültür farkı, mezhep farkı olmayacak. Herkes dilini, kültürünü özgürce yaşasın istiyoruz. Özgürlükler, insan hakları, ekonomik ve sosyal haklar en üst düzeyde yaşama geçmelidir, diye düşünüyoruz. Bayrağımıza, toprağımıza, geleneklerimize bağlıyız. İnançlarımıza saygılıyız. İnançlara saygılı laikliği her zaman savunacağız. İnançlarımızı ve Atatürk'ümüzü asla siyaset malzemesi yapmayacağız. İnançlarımız da, Atatürk de, ortak değerlerimizdir ve kesinlikle siyaset üstü kalmalıdır. -Ekibinizin Akademik ve Siyasi altyapısından bahseder misiniz? Ekibimiz hem siyasi hem de akademik açıdan geniş bir yelpazeye sahip. Geçmiş yıllarda TBMM'de önemli görevler yapmış, Türk siyasetine yön vermiş isimler kadromuzda yer alıyor. Başbakan Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı, TBMM Başkanlığı ve CHP Genel Başkanlığı'nda başarılı hizmetler vermiş olan Hikmet Çetin, eski bakanlardan Onur Kumbaracıbaşı, Yüksel Yalova gibi isimlerin yanısıra Türk solunun yakından tanıdığı Mehmet Moğultay, Bülent Tanla, İsmail Değerli ve Washington eski büyükelçimiz Faruk Loğoğlu da Türkiye Değişim Hareketi içerisinde yer alıyor. Akademik altyapımız içerisinde ekonomist Prof.Dr.Emre Alkın, Doç.Dr.Elif Uluğ gibi isimler yer alıyor. -Demokratik açılımı nasıl yorumluyorsunuz? Sice nedir? İyi midir,kötü müdür? Bu soruya kapsamlı bir cevap verebilmek için ilk önce, demokratik açılımın bize ne olarak sunulduğuna bakmak gerek. Biz Türkiye Değişim Hareketi olarak, “ötekimiz olmayacak” diyoruz. Bizim Kürt, Laz, Çerkez diye bir ayrımımız yok. Türkiye'de öncelikli sorun, işsizlik. Hudut ve bayrak birliği sağlandıktan sonra her konunun müzakere edilebileceğini düşünüyoruz. -Hükümeti ve çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Türkiye tıkanmıştır. Devletin en üst düzey kurumları arasında ciddi çekişme var. Toplum, kutuplaşma tehlikesi ile karşı karşıya. Mevcut siyasi aktörler, kutuplaşmayı ortadan kaldırmak bir yana, daha da arttırma yönünde hareket ediyorlar. Demokratik bir toplumsal mutabakat oluşturma yerine, karşıtlıkları derinleştiren bugünkü siyaset anlayışıyla Türkiye'nin yol alması mümkün değildir. -Başbakan olduğunuz zaman neler yapacaksınız? İlk yapacağınız şey ne olur? Öncelikli hedefimiz işsizlik ve yoksulluğu ortadan kaldırmaktır. Çünkü Türkiye'nin en önemli sorunu işsizlik ve yoksulluktur. Tüm sorunların temel kaynağı da budur. Düşünün, bir evde işsiz varsa, anne işsizse, baba işsizse o evde mutluluk olabilir mi? Bir babanın çocuğu iş bulamıyorsa, o babanın yüreği yangın yeridir. Anadolu'da eskiden aileler çocuklarını üniversiteye göndermeye çalışırdı ki, o çocuk okusun ve tüm aileyi geçindirsin. Şimdi bakıyoruz, milyonlarca üniversite mezunumuz iş bulamıyor. Bundan daha önemli bir sorun olabilir mi? İşsizliği ortadan kaldırmak için de, üretim ve istihdamı artıracağız. Herkesin emeğiyle, alın teriyle çalışıp, insan onuruna yaraşır bir hayat sürebileceği bir Türkiye arzu ediyoruz. Bunu gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. İkinci olarak, eğitim ve sağlık politikalarımız gelecek. Şişli'de özellikle eğitim ve sağlık alanında yaptığımız çalışmalarla bir model oluşturduk. Şimdi bu modeli Türkiye'de yaygınlaştırmak istiyoruz. Eğitim ve sağlığa ayrılan bütçe payını çok daha fazla artırmak gerekiyor. Eğitim ve sağlık hizmetleri, bir devletin yurttaşlarına karşı yerine getirmesi gereken en önemli sorumluluğudur diye düşünüyorum. Bunun dışında, Avrupa Birliği hedefine Türkiye mutlaka ulaşmalıdır. Biz bazı yasal düzenlemeleri AB istediği için değil, kendi yurttaşımıza layık gördüğümüz için yapmalıyız.Anlayışımız bu olmalı. -Sizin kabinenizde içişleri,dışişleri,eğitim ve ekonomiden sorumlu bakan kimler olacak?Kimleri atardınız? İktidara geldiğimizde bu görevlerde hangi isimler en iyi hizmeti verecekse, onlarla çalışacağız. Bizim hizmet anlayışımızda amacımız “en iyi”yi sunmak. Bunun için de konusunda uzman, deneyimli isimlerle çalışacağımızı rahatlıkla söyleyebilirim. -Tayyip Erdoğan sizce nasıl bir liderdir? Başarılı olduğu konular vardır, eksik bıraktığı konular vardır. -Deniz Baykal sizce nasıl bir liderdir? Ya da lider midir? Deniz Baykal yıllardır delegelerin oylarıyla genel başkan seçilmekte, ancak bir türkü halkın oyuyla başbakan olamamaktadır. Bunun takdirini yurttaşlarımıza bırakıyorum. -Baykal'ın sizinle alıp veremediği nedir? Benim Sayın Baykal ile herhangi bir husumetim, şahsi bir kavgam yok. Böylesi bir yargıya vardığınıza göre, bu soruyu Sayın Baykal'a yöneltmeniz daha doğru olacaktır. -Önümüzdeki seçimler konusunda görüşleriniz nedir?TDH ve diğer partilerin durumunu nasıl açıklıyorsunuz? Bir tek hedefimiz vardır: Yurttaşlarımız için iktidar olmak! Yurttaşlarımızın iktidarını sağlamak! Görünen gerçek odur ki; bizden başka bunu başaracak bir hareket yoktur. Bizden başka, halkın gücünü arkasına alan başka bir hareket de yoktur! Türkiye Değişim Hareketinden başka, dalga dalga yayılan başka bir hareket yoktur. Sizlerden başka, bu kadar güçlü bir hareketi başlatacak güç de yoktur. Bizim ilk hedefimiz İktidarın mührünü Ak Parti'den almaktır. Mevcut muhalefet partilerinin, bunu yapamayacakları her seçimde defalarca görülmüştür. Bunu, mutlaka biz başaracağız. Bundan hiç kuşkum yoktur. -Bu enerjinizin kaynağı nedir,nereden geliyor? Biz hareketimizde benmerkezci bir anlayışı reddediyoruz. Ekip çalışmasının çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu ekip çalışması içerisinde yaptığımız işe inanıyoruz, yaptığımız işi severek yapıyoruz. Çünkü emek vermenin sevgi işi olduğunu biliyoruz. Önemli olan, halka sevgiyle ve bilgiyle yaklaşmaktır. Biz, sevgiyle duygulara,bilgiyle akıllara hitap edeceğiz. Asla tembellik yapmayacağız. Çok çalışacağız, çok koşacağız. Sürekli performans ölçümü yapacağız, yorulan olursa yeni arkadaşlarımız devreye girecek. Bizim siyasi enerjimiz de bunlar temel hususlardır. -Parti kapatma,dokunulmazlık ile alakalı ne düşünüyorsunuz? Sizin tutumunuz ne olacak bu noktada? Partilerin kapatılmasını doğru bulmuyorum. Bunun hem demokratik açıdan, hem de siyasal açıdan mevcut düzene herhangi bir yararı yok. Bir partiyi kaptattığınızda onun yerine başka bir parti kuruluyor. Dokunulmazlık konusunda ise, kürsü dokunulmazlığı dışındaki dokunulmazlıklar kaldırılmalıdır. TBMM çatısı altında yaptıkları çalışmalarla ilgili milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığı olmalı; ama meclis dışındaki eylemleri konusunda diğer vatandaşlarla aynı sorumluluğu taşımalılar. -Bir lider sizce nasıl olmalıdır? Lider öncü olmalı, yenilikçi olmalı. Fikirleriyle, duruşuyla kitleleri arkasından sürüklemeli. İster siyasi açıdan olsun ister kamusal ya da özel açıdan, lider anlayışı her durumda da aynıdır diye düşünüyorum. Bir belediye başkanı olarak görev alıyor olsanız da, birlikte çalıştığınız ekibi iyi tanımalı, onlara öncülük etmeli ve orlarla koordineli çalışmalısınız. Tüm kurumların başarılı olması için mutlaka iyi yönetilmesi şarttır. İyi yönetilmesi için de iyi bir takıma ve bu takımı yönetecek iyi bir lidere ihtiyacı vardır. Lider takıma lokomotif görevi yapar, kendi bulunduğu kurumdaki takım arkadaşlarına, onlara yön verir, onlara hareket tarzı belirler, strateji belirler, bu stratejinin uygulanmasında lokomotif işlevi yürütür. Röportaj: Ömer Terzi - Haberalemi Mustafa Sarıgül google ara Mustafa Sarıgül google haber ara 14 Subat 2010 18:55 Tarihli haber
|
Siyaset
Son Dakika
|
|
Dosk Siteler: Sinema Haber Kaynak gösterilemeden yayinlanamaz. Haber
Haber 7 24 internet haberleri
haber
Key Ödemeleri Sorgulama
kyk
kyk gov tr
Haberleri
Haberleri
Haberi
RSS
RSS
RSS XML
|
|